Dolar/TL Jerome Powell'ın ‘şahin’ mesajından sonra 109.5 ile Eylül 2022'den bu yana en yüksek seviyeyi görüyor. Küresel resesyon endişelerine rağmen ABD ve Avrupa başta olmak üzere merkez bankalarının enflasyona odaklanması ve para politikasını sıkılaştırmaları risk iştahını düşürüyor.

ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell'ın geçen hafta enflasyonu dizginlemek için ihtiyaç duyulan sıkı para politikasının ‘sorun’ yaratabileceğini söylemesi, Fed'in geçmişte yaptığı gibi piyasaları rahatlatacak şekilde adım atacağı beklentisini zayıflattı.

Avrupa Merkez Bankası (ECB) yönetim kurulu üyesi Isabel Schnabel de merkez bankalarının, ülke ekonomilerini resesyona sürüklemek pahasına dahi olsa enflasyona karşı etkin bir mücadele yürütmesi gerektiğini söyleyerek Powell'ın mesajını pekiştirdi.

Merkez bankası yetkililerinin sıkılaştırmacı açıklamaları piyasalardaki alım iştahını düşürürken S&P 500 vadeli kontratları yüzde 1.1 geriledi. S&P 500 endeksi Cuma günü gördüğü yüzde 3.4 gerilemişti. Nasdaq endeksi vadeli kontratları , ekonomik büyümenin yavaşlayacağı yönündeki görünümün teknoloji hisselerini aşağı çekmesiyle yüzde 1.5 düştü.

KÜRESEL RESESYON ENDİŞELERİ YANINDA GÖZLER VERİ GÜNDEMİNDE

Tatil nedenyile dört işlem gününden oluşan bu hafta küresel resesyon endişeleri yanında yoğun iç veri gündemi de takip edilecek.

Bugün Ağustos ayı ekonomik güven endeksi ilae daha önce öncü verileri açıklanan Temmuz dış ticaret dengesi açıklanacak.

Bu hafta ikinci çeyreğe ilişkin gayrı safi yurtiçi hasıla (GSYH) verileri, PMI, İTO öncü enflasyon ve ağustos Ticaret Bakanlığı öncü dış ticaret verileri de takip edilecek veriler arasında yer alıyor.

Öte yandan Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati'nin Eylül ayının ilk haftasında açıklanacağını söylediği Orta Vadeli Program (OVP) piyasalar tarafından bekleniyor.

DOLAR/TL TEMMUZ AYINDAKİ ZİRVEYİ AŞTI

Küresel piyasalar genelinde risk iştahındaki düşüş yatırımcıların güvenli liman olarak gördüğü doları desteklerken doları başlıca altı para birimi karşısında ölçen dolar endeksi 109.40 ile temmuz ayında gördüğü zirveyi de aşarak 20 yılın yeni zirvesine ulaştı.

Dolar/TL, TCMB'nin faiz indirimi sonrası 17.97 seviyesinden en yüksek 18.1855 seviyesine kadar çıktı. TL faiz indiriminden beri dolar karşısında yüzde 1.2 değer kaybetmiş oldu. TL'deki değer kaybı, günlük olarak faiz indirim günü hariç yüzde 0.1-0.2 gibi genellikte sınırlı düzeyde kalıyor.

Birikimli olarak bakıldığında ise TL nisan sonundan beri yüzde 18.3, yılbaşından beri yüzde 27.5, son 1 yılda ise yüzde 54 değer kaybetti. TL geçen yıl da yüzde 40 üzeri değer kaybı yaşamıştı.

Bankacılar döviz piyasasının işleyişini kamu kontrollü olarak tanımlarken son dönemde tahvil ve kredi piyasalarında da kamunun kontrolünü belirgin şekilde artıracağı adımlar attığına dikkat çekiyorlar.

Ev sahibi geriye dönük kira farkı isteyebilir mi? Ev sahibi geriye dönük kira farkı isteyebilir mi?

Tahvil getirilerinde TCMB faiz indirimi ile başlayan ve daha sonra krediler ile tahvilleri ilişkilendirmesiyle katlanarak süren düşüş de devam ediyor.

Gösterge 10 yıllık tahvilde bileşik getiri iki hafta önceki cuma günü son işlemdeki yüzde 16.93'ten yüzde 13'e doğru geriledi. Düşüş 400 baz puana yaklaştı. Bankalar eylül ayında Hazine'nin TL cinsi sabit kuponlu ihraçlarına belirgin talep bekliyorlar.

Dolar/TL haftaya 18.19 yükselişle başladı. Şu an 18.18 bandında işlem görüyor.

TCMB REFERANS FAİZ ORANINI YÜZDE 15.34'E DÜŞÜRDÜ

Öte yandan TCMB geçen hafta referans faiz oranını Eylül için yaklaşık 100 baz puan indirimle yüzde 15.34'e düşürdü.

Referans oranda geçen hafta yapılan indirimin ardından bazı ticari kredilerde Eylül ayında yüzde 21.48'in üzerinde maliyet varsa bankanın kredilerin yüzde 20'si; yüzde 27.61'in üzerinde maliyet varsa kredilerin yüzde 90'ı oranında tahvil karşılık ayırması gerekecek. Bu oranlar Ağustos ayında sırasıyla yüzde 22.85 ve yüzde 29.38 idi.

Bazı ticari kredilerin faizlerinin ve büyüme oranlarının ek tahvil karşılığı ayrılmasını da gerektirecek olması da piyasalarda yakından takip ediliyor.

(Reuters)