Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Sessiz devrimler sayesinde yıllarca ülkemizde ezilen, horlanan, ötekileştirilen tüm kesimler hak ve özgürlüklerini en geniş şekilde kullanabilmektedir. Daha açık bir ifadeyle, bizim arzumuz bu ülkede, sadece yanlışı söylemekle kalmayıp, doğruya doğru diyecek, hakkı teslim edecek bir anlayışı hakim kılmaktır. Geçtiğimiz 20 yılda ülkemizde hizmet devrimini nasıl hayata geçirdiysek, Türkiye Yüzyılı ile birlikte, inşallah böyle bir zihniyet devrimini de gerçekleştireceğiz. Ülkesinin kazanımlarıyla gurur duyan, milli çıkarları her şeyin üstünde tutan, tehditler ve saldırılar karşısında tek yürek, tek bilek olan bir siyaset özlemimizin Türkiye Yüzyılı ile hayata geçeceğini ümit ediyoruz" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Sessiz devrimler sayesinde yıllarca ülkemizde ezilen, horlanan, ötekileştirilen tüm kesimler hak ve özgürlüklerini en geniş şekilde kullanabilmektedir. Daha açık bir ifadeyle, bizim arzumuz bu ülkede, sadece yanlışı söylemekle kalmayıp, doğruya doğru diyecek, hakkı teslim edecek bir anlayışı hakim kılmaktır. Geçtiğimiz 20 yılda ülkemizde hizmet devrimini nasıl hayata geçirdiysek, Türkiye Yüzyılı ile birlikte, inşallah böyle bir zihniyet devrimini de gerçekleştireceğiz. Ülkesinin kazanımlarıyla gurur duyan, milli çıkarları her şeyin üstünde tutan, tehditler ve saldırılar karşısında tek yürek, tek bilek olan bir siyaset özlemimizin Türkiye Yüzyılı ile hayata geçeceğini ümit ediyoruz" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Spor Salonu’nda gerçekleşen AK Parti “Türkiye Yüzyılı” Tanıtım Toplantısında konuştu. Türkiye Yüzyılı’nın kapsayıcı, bütünleştirici bir siyaset anlayışı üzerine inşa edileceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğer ülke ve millet olarak, eser üstüne eser koyarak yolumuza devam etmezsek, bir süre sonra yerimizde yeller esmesi kaçınılmazdır. Sözümüz, işiten kulaklara, gören gözlere, hakkı konuşan dillere, kapısı açık kalpleredir. Türkiye Yüzyılı; Kimlik siyaseti yerine birlik siyasetini, kutuplaştırma siyaseti yerine bütünleştirme siyasetini, inkar siyaseti yerine kucaklama siyasetini, tahakküm siyaseti yerine özgürlük siyasetini, nefret siyaseti yerine sevgi siyasetini ikame etmenin adıdır. Türkiye Yüzyılı hakiki icraatları samimi kabullerle buluşturmanın, insani değerleri ideolojik fanatizmin önüne geçirmenin, hakkı teslim etmeyi bağnazlığa yeğ tutmanın, gerçeklere sırtını dönenlerin yönünü hakikate çevirmenin, böylece, hep birlikte daha büyük hedeflere yöneleceğimiz yeni bir başlangıcın adıdır. Katıldığımız açılış törenlerinin ardından mutlaka alıp arşivimize koyduğumuz her makası, ülkemizin kalkınma adımlarının birer izi olarak görüyoruz. Ülkemizdeki her bir ferdin, şahsımı ve siyasetimi takdir etmeyerek, tercihini farklı yönde kullanma hakkı elbette vardır. Bizim tek isteğimiz şu gerçeklerin teslim edilmesidir” diye konuştu.

"Hükümete ilk geldiğimizde ‘Türkiye’de artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’ demiştik. Birileri o zaman bu sözümüzü kendilerince küçümsemiş, istihzayla karşılamıştı"

NATO Genel Sekreterinden Türkiye açıklaması NATO Genel Sekreterinden Türkiye açıklaması

Türkiye’de geçmişte yaşanan birçok sorunun artık olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ülkemizde; evladının ana sınıfından üniversiteye kadar tüm kademelerde en iyi eğitimi almasını isteyen her aile, bu imkana, isterse hiçbir maddi külfete girmeden sahiptir. Sağlık sorunu yaşadığı için hastaneye giden insanımız, teşhisi, tedavisi, ilacıyla dünyada emsali olmayan bir hizmeti, en kaliteli ve ücretsiz şekilde almaktadır. Yaşlı ve engelli gibi dezavantajlı vatandaşlarımıza evde bakım dahil her türlü hizmet sunulmakta, düşük gelirli ailelerimiz kapsamlı yardımlarla desteklenmektedir. Gözü gibi bakıp büyüttüğü evladını askere gönderen anne-babalar, çocuğunun, başını ezdiğimiz terör örgütünün tehdidine maruz kalmayacağını bilmektedir. Evini doğalgazın kolaylığı, temizliği ve ekonomikliğiyle ısıtan, mutfağında, banyosunda aynı imkana sahip kardeşlerimiz hayatlarını konforla sürdürmektedir. Barajlarla, göletlerle, sulama tesisleriyle donattığımız topraklarımızın bereketiyle üretimi artan, kazancı çoğalan çiftçimizin refah düzeyi yükselmektedir. TOKİ’den veya müteahhitten aldığı evinde güvenle oturan, sahip olduğu otomobilini keyifle kullanan vatandaşımız için bunlar, standart hayat seviyesi haline gelmiştir. Yaptığımız bölünmüş yollarda ve otoyollarda güvenli seyahat eden, isterse hızlı trenle, isterse uçakla gideceği yere çabucak ulaşan insanımız, kendine daha çok vakit ayırabilmektedir. Sessiz devrimler sayesinde yıllarca ülkemizde ezilen, horlanan, ötekileştirilen tüm kesimler hak ve özgürlüklerini en geniş şekilde kullanabilmektedir. Daha açık bir ifadeyle, bizim arzumuz bu ülkede, sadece yanlışı söylemekle kalmayıp, doğruya doğru diyecek, hakkı teslim edecek bir anlayışı hakim kılmaktır. Geçtiğimiz 20 yılda ülkemizde hizmet devrimini nasıl hayata geçirdiysek, Türkiye Yüzyılı ile birlikte, inşallah böyle bir zihniyet devrimini de gerçekleştireceğiz. Ülkesinin kazanımlarıyla gurur duyan, milli çıkarları her şeyin üstünde tutan, tehditler ve saldırılar karşısında tek yürek, tek bilek olan bir siyaset özlemimizin Türkiye Yüzyılıyla hayata geçeceğini ümit ediyoruz. Hükümete ilk geldiğimizde ‘Türkiye’de artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’ demiştik. Birileri o zaman bu sözümüzü kendilerince küçümsemiş, istihzayla karşılamıştı. Aslında bunların küçümsedikleri bizim sözümüz değil, bizim nezdimizde bizatihi milletimizin kendisiydi” açıklamasında bulundu.

“Hiçbir ayrım yapmaksızın milletimizi tüm fertleriyle, işte bu zihniyetin küçümsemesinden de, dışlamasından da, engellemesinden de kurtaracak adımları attık”

Bir dönem yaşanan ayrımlara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başını soktuğu derme çatma gecekondusunda gece yarısı kalkıp bizim için dua eden piri fanileri küçümsüyorlardı. Vesayetin desteğiyle eğitimden iş hayatına her alanda dışladıkları, önünü kestikleri gençlerimizi küçümsüyorlardı. Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasını kendi statülerinin sembolü olarak gördükleri için oraya gelen halk çocuklarını küçümsüyorlardı. Asker evladının yemin törenini tel örgüler ardından yaşlı gözlerle izleyen yemenili anneleri, sakallı babaları küçümsüyorlardı. Sadece kendilerine hak gördükleri kamu hizmetlerine talip olan, orta ve büyük ölçekli özel sektör girişimlerinde yer almak isteyen insanımızı küçümsüyorlardı. Biz, hiçbir ayrım yapmaksızın milletimizi tüm fertleriyle, işte bu zihniyetin küçümsemesinden de, dışlamasından da, engellemesinden de kurtaracak adımları attık” açıklamasında bulundu.

“Ülkemizin 20 yılda nereden nereye geldiğini şöyle özetle hatırlamak, bize Türkiye Yüzyılı’nın anlamını daha iyi gösterecektir”

Eğitimden girişimciliğe her alanda fırsat eşitliğini temin edecek eserler ve hizmetler gerçekleştirildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsanımızı, gelişmiş ülkelerde ne varsa hepsine sahip olabileceği, üstelik bunlara güçlü bir sosyal devlet şemsiyesi altında kolayca ulaşabileceği bir altyapı kurduk. Ülkemizin 20 yılda nereden nereye geldiğini şöyle özetle hatırlamak, bize Türkiye Yüzyılı’nın anlamını daha iyi gösterecektir. Eğitimde; yükseköğretim dahil 10,3 milyar lira olan yıllık bütçeyi, 304 milyar liranın üzerine çıkardık. Derslik sayımızı 343 binden 612 bine yükselttik. Yeni atadığımız 750 bin öğretmenle toplam öğretmen sayımızı 1 milyonun üzerine çıkardık. Toplam 3,5 milyar adet ders kitabını öğrencilerimize ücretsiz dağıttık. Üniversite sayımızı 76’dan 208’e, akademik personel sayımızı 70 binden 184 bine ulaştırdık. Katsayı adaletsizliğine son vererek evlatlarımıza yükseköğrenimde fırsat eşitliği sağlarken, mesleki eğitimi de yeniden cazip hale getirdik” ifadelerini kullandı.

“Hastane yatak sayısı 164 binden 264 bine çıkarttık”

Hastane yatak sayısının 164 binden 264 bine çıkarıldığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplamda 28 bin 987 yataklı 20 şehir hastanesinin tamamlanıp hizmete sunulduğunu kaydetti. Halen 15 bin 75 yatak kapasitesine sahip 13 şehir hastanesinin inşasına devam ettiklerini ifade eden Erdoğan, “Sağlık personeli sayımızı 1 milyon 350 bine çıkartarak, sağlık kuruluşlarımızı en modern araç-gereçlerle donatarak, milletimize en kaliteli hizmetin verilmesini sağladık. Gençlik ve sporda; Gençlik Merkezi sayımızı 9’dan 419’a yükselttik. Toplam spor tesisi sayımızı bin 575’den 4 bin 290’a çıkardık. Yükseköğrenim yurt yatak kapasitemizi 182 binden 850 bine ulaştırdık. Yükseköğrenim burs ve kredi tutarını lisans öğrencileri için aylık 45 liradan 850 liraya çıkartırken, yüksek lisans öğrencileri için 90 liradan bin 700 liraya, doktora öğrencileri için 135 liradan 2 bin 550 liraya yükselttik. Yurtlarımızda kalan öğrencilerimize aylık 800 lira beslenme yardımı yapıyoruz” diye konuştu.

“Engelli memur sayımızı 5 bin 777’den aldık 66 bine ulaştırdık”

Aile ve sosyal hizmetlerde; son 20 yılda ihtiyaç sahibi vatandaşlara toplam 540 milyar lira tutarında kaynak aktardıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi:

“Engelli vatandaşlarımıza verdiğimiz diğer desteklerin yanı sıra, engelli memur sayımızı 5 bin 777’den aldık 66 bine ulaştırdık. Yaşlılarımıza, evde bakımdan gündüzlü bakıma kadar pek çok hizmet sunuyoruz. Devlet korumasındaki çocuklarımızı, önceliği ailelerinin yanında kalmalarına vererek, eğitimden istihdama her alanda destekliyoruz. Sosyal yardım şemsiyemizi, elektrikten doğalgaza pek çok başlıktaki destekle gerçek ihtiyaç sahibi her aileyi kapsayacak şekilde genişletiyoruz. Şehit yakını ve gazilerimize hayatın her alanında sahip çıkıyoruz. Bir insanlık suçu olarak gördüğümüz kadına karşı şiddetin önlenmesi konusunda çok önemli mesafe kat ettik. Kadın hakları ile ailenin korunmasını, birbirinin alternatifi değil birbirinin tamamlayıcısı gören bir anlayışla çalışmalarımızı yürütüyoruz.”

“Aktif sigortalı sayımızı 12 milyondan 25,3 milyona, toplam istihdamı 31 milyonun üzerine yükselttik”

Çalışma ve sosyal güvenlikte net asgari ücretin, hem çalışanı, hem iş vereni koruyacak tedbirlerle 184 liradan 5 bin 500 liraya çıkartıldığını söyleyen Erdoğan, “Aktif sigortalı sayımızı 12 milyondan 25,3 milyona, toplam istihdamı 31 milyonun üzerine yükselttik. Adalette; hakim ve savcı sayımızı, FETÖ ihanet çetesi mensuplarında yaptığımız büyük temizliğe rağmen, 9 bin 349’dan 22 bin 727’ye yükselterek, kürsülerdeki eksikleri giderdik. Mahkeme sayısını adli yargıda yüzde 91, idari yargıda yüzde 42 artırarak, 278 hizmet binası inşa ederek, yargı teşkilatımızın altyapısını güçlendirdik. İçişlerinde ülkemizin güvenliği için gece gündüz çalışan Emniyet Genel Müdürlüğümüzün, Jandarma Genel Komutanlığımızın, Sahil Güvenlik Komutanlığımızın personel sayısını toplamda 538 bine çıkardık. Her türlü suçla ve suçluyla mücadeleyi etkinleştirerek, insanlarımızın sokakta, evinde, işyerinde huzurla hayatlarını sürdürebilmesini sağladık” dedi.

“Güney sınırımızda oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu parçalayıp attık”

Kamu yönetim sisteminin en alt birimi olan muhtarlıklara, valilikler, kaymakamlıklar, belediyeler nezdinde muhataplıklar tesis edildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Demokrasimizin uç beyleri muhtarlarımızı, asgari ücret düzeyinde gelire kavuşturarak, sosyal güvenlik primlerini karşılayarak, daha pek çok sorunlarını çözerek her alanda güçlendirdik. Afet yönetiminden eğitim ve yardım faaliyetlerine kadar geniş bir alanda sivil toplum kuruluşlarımızın sayısını 76 binden 122 bine yükselterek, kurumsal kapasitelerini genişleterek, maddi destek vererek etkinliklerini artırdık. Dünyanın en etkin afet yönetimi kurumu olan AFAD’ı kurarak, arama-kurtarmadan zararların telafisine kadar her konuda vatandaşlarımızı sahipsiz bırakmadık. Düzensiz göçle etkin mücadele için 18 bin kişi kapasiteli 30 geri gönderme merkezi kurduk. Suriye’de oluşturduğumuz güvenli bölgelere, yaklaşık 530 bin kişinin gönüllü dönüş yapmasını temin ettik. Milli savunmada; Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Pençe, Barış Pınarı, Bahar Kalkanı Harekâtları ve Pençe-Kilit Operasyonuyla, güney sınırımızda oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu parçalayıp attık. Darbe ve cunta izlerinden temizlediğimiz Türk Silahlı Kuvvetlerimizin dünyanın en güçlü orduları arasındaki seçkin yerini tahkim ettik. Ulaştırmada; bölünmüş yol mesafemizi 6 bin 100 kilometreden 28 bin 722 kilometreye, otoyol uzunluğumuzu 1.714 kilometreden 3 bin 633 kilometreye çıkardık. Karayolu tünel sayımızı 83’den 469’a, karayolu tünel uzunluğumuzu 50 kilometreden 664 kilometreye, köprü ve viyadük uzunluğumuzu 311 kilometreden 731 kilometreye yükselttik. Toplam bin 460 kilometre uzunluğunda hızlı tren ağı, ilaveten toplam 2 bin 102 kilometre uzunluğunda yeni demiryolu ağı yaparken, 8 bin 547 kilometre uzunluğunda mevcut hattı da elektrikli ve sinyalli hale getirdik. Havayollarında, 26’dan devraldığımız havalimanı sayımızı 31 ilaveyle 57’ye; denizcilikte tersane sayımızı 37’den 84’e çıkardık. Bilgi ve iletişim teknolojilerinde, 2002 yılında sadece 3 bin olan geniş bant abone sayısını 89,5 milyona, e-devlet kullanıcı sayısını 61 milyona yükselttik. İnşallah fiber internet altyapımızı da süratle yaygınlaştırarak, yakında hedeflerimize uygun seviyeye getireceğiz” açıklamasında bulundu.

“12 milyon vatandaşımızın güvenli konutlarda yaşamasını sağladık”

Çevre şehircilik ve iklim değişikliği alanında; TOKİ eliyle toplam 1 milyon 170 bin konut üretildiğini bildiren Erdoğan, 3 milyon konutun da dönüşümünü tamamladıklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “12 milyon vatandaşımızın güvenli konutlarda yaşamasını sağladık. Ayrıca, 45 ilimizde 80 tarihi kent merkezimizi yeniliyor, 30’dan fazla sanayi alanımızı şehir dışına taşıyoruz. Son olarak, 500 bin sosyal konut, bir milyon konut amaçlı arsa, 50 bin işyeri hedefimizi milletimizle paylaştık. Bu büyük projenin ilk etabı olan 250 bin sosyal konutu, 100 bin konut arsasını ve 10 bin işyerini iki yıl içinde tamamlıyoruz. "81 şehrimize 81 milyon metrekare millet bahçesi" yapma hedefimiz çerçevesinde, Türkiye genelinde 455 millet bahçesini hizmete açtık veya inşasına devam ediyoruz. Tarım ve ormanda; Son 20 yılda çiftçilerimize verdiğimiz toplam 216 milyar lira tutarındaki tarımsal destek, cari değerle 500 milyar liraya yakın bir rakama tekabül ediyor” şeklinde konuştu.

“Yılda ortalama yüzde 5,5 büyüyen Türkiye ekonomisi, 2021 yılında bunu ikiye katlayarak yüzde 11 seviyesine ulaştı”

“Daha önce 40 milyar lirayı bile bulmayan Tarımsal Gayri Safi Yurtiçi Hasılamızı, geçtiğimiz yıl itibariyle 407 milyar liraya yükselttik” ifadelerini kullanan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Baraj sayımızı 276’dan 930’a, hidroelektrik santrali sayımızı 97’den 730’a, içme suyu tesisi sayımızı 84’ten 370’e ve sulama tesisi sayımızı bin 764’ten 3 bin 325’e çıkardık. Dünyada orman varlığını artıran ender ülkelerden biriyiz. Hazine ve maliyede; Milli gelirimizi 238 milyar dolardan aldık, 1 trilyon dolar sınırına kadar getirdik. Satın alma gücü paritesine göre ülkemizi dünyanın en büyük 1l’inci, Avrupa’nın 4’üncü büyük ekonomisi konumuna çıkardık. Ülkemiz Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla bakımından son 20 yılda reel olarak yüzde 172 ve dolar bazında yüzde 237 büyüme kaydetti. Yılda ortalama yüzde 5,5 büyüyen Türkiye ekonomisi, 2021 yılında bunu ikiye katlayarak yüzde 11 seviyesine ulaştı. İnşallah enflasyonu kontrol altına alarak, ülkemizi yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyütmeyi sürdüreceğiz.”

“Dünyada 228 ülke ve bölgeye yaygınlaştırdık, dış ticaret hacmimizi de 500 milyar dolara ulaştırdık”

Ticarette ihracatın 36 milyar dolardan 250 milyar doların üzerine çıkarıldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada 228 ülke ve bölgeye yaygınlaştırdık, dış ticaret hacmimizi de 500 milyar dolara ulaştırdık. Bin yıldır milletimizin bel kemiği olarak gördüğümüz esnaf ve sanatkarlarımızı, tüm imkânlarla destekledik, güçlendirdik. Dışişlerinde; dış temsilcilik sayımızı 163’ten 255’e çıkartarak temsil ağımızı yaygınlaştırdık. Ülkemizi tüm uluslararası platformlarda söz ve etki sahibi bir konuma yükselttik. Savunma sanayinde; Kendi ihtiyacımızı karşılamanın ötesinde, İHA’lar, SİHA’lar, kara araçları, deniz platformları başta olmak üzere, 170 ülkeye savunma sanayi ürünleri ihraç edebilen bir ülke durumuna geldik. Evet, asırlık eksiklerimizi 20 yılda tamamlayarak ülkemizi savunma sanayinde zirveye doğru taşıyoruz” dedi.