Kronik Böbrek Hastalığı farkındalığının yüzde 10’un altında olması sebebiyle 2006 yılından beri Uluslararası Nefroloji Derneği (ISN) ve Uluslararası Böbrek Vakıfları Federasyonları’nın ortak girişimiy...

Çin'de Langya virüsü alarmı! Bilim insanları araştırıyor Çin'de Langya virüsü alarmı! Bilim insanları araştırıyor

Kronik Böbrek Hastalığı farkındalığının yüzde 10’un altında olması sebebiyle 2006 yılından beri Uluslararası Nefroloji Derneği (ISN) ve Uluslararası Böbrek Vakıfları Federasyonları’nın ortak girişimiyle her yıl Mart ayının ikinci perşembesi, Dünya Böbrek Günü’nde toplumda, farkındalık yaratılmaya çalışılıyor. Dr. Gençten, Dünya Böbrek Günü’nde her yıl yeni bir tema ile gündem oluşturulduğunu, 2022 yılında ise “Daha sağlıklı böbrekler için bilgi boşluğunu doldurun” sloganıyla yola çıkıldığını belirtti. Bu özel gün vesilesiyle toplumdaki böbrek sağlığıyla ilgili yanlış ve eksik bilgilerin ortadan kaldırılması ve farkındalık sağlanması hedeflendiğini belirten Dr. Gençten böbrek hastalıklarından korunmak için nerelere dikkat edilmesi gerektiği konusunda bilgi verdi. “Farklı nedenler kronik böbrek yetmezliğine yol açıyor” Bu özel gün vesilesiyle böbrek sağlığı ve böbrek yetmezliği hakkında bilgi veren Dr. Gençten, hastalığın, uzun dönemde kronik böbrek yetmezliğine ve vücudun tüm organlarını etkileyen ciddi sorunlara yol açtığını anlattı. Dr. Gençten “Dünya çapında her 10 yetişkinden birinde görülen böbrek hastalıkları tedavi edilmezse ölümcül olabilir. Ülkemizde de bu oran daha ciddi boyutlarda, her 7-8 vatandaşımızdan biri böbrek hastalıklarıyla karşı karşıya” dedi. Kronik böbrek yetmezliğine yol açan nedenlerin, ülkeye, ırka, yaşa ve cinsiyete göre farklılıklar gösterdiğini belirten Dr. Gençten, günümüzde en önemli düzeltilebilir risk faktörlerinin diyabet, hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları, obezite, aşırı tuz tüketimi ve sigara alışkanlığı ile idrar yolu enfeksiyonları, üriner sistem taşları, özellikle ağrı kesici olmak fazla ilaç kullanımı olduğunu söyledi. “Sinsi ilerliyor, belirti vermiyor” Dr. Gençten, çoğu yetişkinin, kronik böbrek hastası olduğunun farkına varmadan yaşamına devam ettiğine dikkat çekti. Dr. Gençten, hastalığın kesin tanısının bir takım tetkiklerle konulduğuna değinerek belirtileri şöyle ifade etti: “Sık idrara çıkma, idrarda koyulaşma, kanlı ya da köpüklü idrar, ayak bileklerinde ve gözlerin etrafında şişlik, sürekli iştahsızlık ve bulantı hali, uyku problemleri, ciltte kuruluk ve kaşıntı, kaslarda kramp” gibi belirtiler böbrek hastalığına işaret edebilir. “Böbrek sağlığı için bu uyarılara dikkat edin” Dr. Gençten, kanda bakılan kreatinin, bazı mineraller ve GFR testiyle birlikte idrar örnekleri alınarak yapılan incelemelerin böbrek fonksiyonları hakkında bilgi verdiğini söyledi. “Sıklıkla sessiz ve sinsi bir şekilde ilerlemesi nedeniyle hastaların büyük kısmı diyaliz ile yaşamını sürdürmek zorundadır. Hastalık erken dönemde saptanır ve uygun şekilde tedavi edilirse ilerlemesi engellenebilir ve yüksek ölüm riski azaltılabilir. Kronik böbrek yetmezliğinin kesin tedavisi sadece böbrek naklidir” diyen Dr. Gençten hastalıktan korunmak için gerekli 8 altın kuralı sıraladı: “Hareketli ve aktif olun, spor yapmaya çalışın. Sağlıklı beslenin, kilo almayın. Tansiyonunuzu kontrol atında tutun. Şekerinizi kontrol altında tutun. Yeterli su için, tuzu azaltın. Sigara içmeyin. Bilinçsiz ilaç ve bitkisel ürün kullanmayın. Riskli grupta yer alıyorsanız basit tetkiklerle böbreklerinizi kontrol ettirin” Böbrek sağlığı açısından en bilinen kuralın su ve tuz tüketimine dikkat ekmek olduğunu anımsatan Dr. Gençten, “Günlük ortalama iki litre su tüketimi böbreklerin ve vücudun sıvı dengesi için gereklidir. Diğer taraftan kişinin günlük sıvı kaybına göre su tüketimi değişiklik gösterebilir” dedi. “Her bitkisel ürün sağlıklı değil” Dr. Gençten ayrıca bitkisel ürün kullanımındaki artışa değindi ve “Bu ürünlerin bazıları gerçekten yararlı olabilir fakat bitkisel veya doğal olarak pazarlanmaları sağlıklı oldukları anlamına gelmez, birçok yan etkiye neden olabilirler” diye konuştu. Dr. Gençten, bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış ürünlerin kullanılabileceği aksi takdirde hekime danışarak bitkisel ürünlere başvurmaları gerektiği konusunda da uyarıda bulundu.