BEİJİNG, 29 Haziran (Xinhua) -- Çin, Çarşamba günü, G7 zirvesinde Çin ile ilgili konularda kötü niyetli suçlamalarda bulunan bildirinin yayınlanması sonrasında, G7 ülkelerine kendisine saldırmayı ve karalamayı bırakması, ayrıca Çin'in içişlerine her türlü müdahaleye son vermesi yönünde çağrı yaptı. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Zhao Lijian, günlük basın toplantısında, G7 bildirisinin "demokrasiye karşı otokrasi" söylemi için beklenti yarattığını ve cepheleşmeyi kışkırttığını kaydetti. Bildirinin, G7'nin eşitlik ve saygı temelinde diyalog ve işbirliği sergileme niyeti olmadığını tam olarak kanıtladığını söyleyen Sözcü, G7 ülkelerinin daha çok Soğuk Savaş zihniyetine ve ideolojik önyargılara sadık kalarak, "küçük grupların" çıkarlarına dayalı bir blok siyasetine başvurduklarını ifade etti.

Zhao, Hong Kong meseleleriyle ilgili olarak da, anavatana döndüğünden beri Hong Kong halkının yasaya uygun şekilde sahip olduğu demokratik hak ve özgürlüklerin tamamen güvence altına alındığını vurguladı. Çin hükümeti Hong Kong'u Çin Halk Cumhuriyeti Anayasası ve Hong Kong Özel İdari Bölgesi'nin Temel Yasası uyarınca yönetiyor. Sözcü, "Tamamen şaibeli bu ülkeler, insan hakları konularında ders verecek konumda değiller, kaldı ki insan haklarını diğer ülkelerin içişlerine karışmak için siyasi bir araç olarak kullanma hakkına sahip olsunlar" dedi.

Dünyada sadece bir Çin olduğunu ve Taiwan'ın da Çin topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu yineleyen Sözcü, "Taiwan'ın bağımsızlığına" yönelik ayrılıkçı faaliyetler ve bazı ülkelerin "Çin'i kontrol altına almak için Taiwan'ı kullanma" girişimlerinin, Taiwan Boğazı'nda barış ve istikrara yönelik en büyük tehdit olduğuna işaret etti. Zhao, "Çin, ulusal egemenlik ve güvenliğini kararlı şekilde korumak için gereken tüm tedbirleri alma hakkına sahip" diye uyardı. Sözcü, Çin'in, dünya barışı ve kalkınmasının yanı sıra bölgesel güvenlik ve istikrarın güvenilir bir savunucusu olarak BM Şartı'nın amaç ve ilkelerini her zaman özenle ve sebat ederek takip ettiğini vurguladı. Sözcü, Çin'in bu tutumunun, tüm dünyada savaş açmış ve sık sık tek taraflı yaptırımlara başvuran ABD ile taban tabana zıt olduğunu belirtti. Küreselleşmeden en fazla kalkınma payı elde eden G7 hakkında ise Zhao, G7 ülkelerinin, küreselleşme ve dünya ekonomik büyümesinin desteklenmesinin yanı sıra küresel ekonomik güçlüklerin giderilmesinde özel sorumluluklar üstlenmeleri gerektiğini söyledi.

Çin, zayıf dış talebe rağmen dış ticaretin ikinci yarıda artacağından emin Çin, zayıf dış talebe rağmen dış ticaretin ikinci yarıda artacağından emin

Sözcü ancak bu ülkelerin, Kovid-19'a müdahale ve ekonomik toparlanmanın geliştiği böylesi önemli bir dönemeçte, bölünme ve cepheleşme oluşturmaya meyilli olduklarını bildirdi. Zhao, "Dikkat çekmek istediğim şey, G7 ülkelerinin nüfusunun, küresel toplam nüfusun sadece 10'da birini oluşturuyor olması. Bütün dünyayı temsil edecek bir konumda değiller, kaldı ki kendi değer ve standartlarını uluslararası düzeyde evrensel olarak kabul etmeye hakları olsun" dedi. Sözcü, Çin'in G7 ülkelerini gerekli sorumluluklarını samimi şekilde üstlenmeye, gerekli uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmeye ve gerçek çok taraflılığı korumaya çağırdığını sözlerine ekledi.