BİRLEŞMİŞ MİLLETLER, 15 Eylül (Xinhua) -- Çin'in Birleşmiş Milletler Daimi Temsilci Yardımcısı Dai Bing, Perşembe günü bir BM toplantısında gıda güvenliğini sağlamak için kapsamlı önlemler alınması çağrısında bulundu. Dai, kalıcı barış ve güvenliğin gerçekleştirilmesi için kilit bir unsur olarak gıda güvenliğinin uluslararası toplumun uzun süredir karşı karşıya bulunduğu devam eden bir güçlük olduğunu söyledi. Dai, gıda güvenliği konulu bir Güvenlik Konseyi toplantısında yaptığı açıklamada, "Sakin ve pragmatik olmalı, acil sorunları çözmek için bugüne, açlığı ortadan kaldırma hedefine ulaşmak için de uzun vadeye odaklanmalıyız" dedi. Dai şöyle konuştu: Silahlı çatışmalar tarımsal üretimi baltalıyor, tarımsal altyapıyı yok ediyor, ticareti ve gıdayı bozuyor, yerinden edilmelere neden olarak yerel gıda güvenliği durumlarını doğrudan kötüleştiriyor. Çatışmalar ve savaşlar olduğu sürece yerel halk açlık çekecek. Uluslararası toplum, sıcak noktalardaki sorunların siyasi çözümünü şiddetle desteklemeli ve gıda güvenliğini sağlamak için barışçıl ve güvenli bir ortamı teşvik etmelidir.

Video: Çin'den Afganistan'a ilk yük treni ulaştı Video: Çin'den Afganistan'a ilk yük treni ulaştı

Dai ayrıca endüstriyel ve tedarik zincirlerinin de istikrarlı ve sorunsuz hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. Dai şöyle dedi: BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in dediği gibi, dünyada herkese yetecek kadar yiyecek var, mesele dağıtımla ilgili. Önde gelen gıda ihracatçılarının ve önde gelen tahıl şirketlerine sahip ülkelerin, gıda fiyatlarını yapay olarak şişirme eylemlerini durdurmak için çaba sarf etmeleri gerekiyor. Banka tasfiyeleri, sigorta ve nakliyedeki birçok engel nedeniyle, milyonlarca ton Rus gübresinin Avrupa limanlarında halen mahsur kaldığını belirten Dai, önemli tarımsal kaynakların serbest ve istikrarlı akışını sağlamak için bu tür engellerin kaldırılmasının zorunlu olduğunu belirtti.

Dai ayrıca, çatışma bölgelerindeki insanların zorlukları aşmalarına yardım etmek gerektiğini belirtti. Dai şöyle konuştu: Gıda güvenliğinin sağlanmasında hiç kimse ve hiçbir ülke geride bırakılmamalıdır. Çatışma içindeki bölgelere ve ülkelere yapılan yardımlar azaltılmak yerine artmalıdır. Gelişmiş ülkeler resmi kalkınma yardımı taahhütlerini ciddiyetle yerine getirmelidir. Uluslararası finans kuruluşlarının ve gelişmiş ekonomilerin, özel zorluklarla karşı karşıya kalan gelişmekte olan ülkelere yönelik politikalarını ve finansman desteğini artırmaları gerekiyor. Şu anda, dünyanın gıda arz ve talep modeli, gıda üretiminin birkaç ülkede yüksek oranda yoğunlaşması ve tüketimin coğrafi olarak oldukça dağınık olması ile karakterize edilmektedir. Daha fazla ülkenin gıda kapasitelerini kendi kendilerine yetebilecek şekilde geliştirmesine yardımcı olmak, gıda güvenliğini iyileştirmenin en doğrudan ve etkili yoludur diyen Dai, "İlgili ülkelerin tarımsal yatırımları artırmalarına yardımcı olmalı, tarımsal altyapının bir an önce toparlanmasını ve yeniden inşasını desteklemeli ve tarım teknolojilerindeki desteği güçlendirmeliyiz. Gelişmiş ülkeler ticaret ve teknik engelleri azaltmalı ve gelişmekte olan ülkelere finansman, teknoloji, pazar, kapasite geliştirme ve diğer alanlarda daha fazla destek sunmalıdır" dedi. Dünyanın en kalabalık ülkesi olan Çin'in, dünyadaki ekilebilir arazinin yüzde 9'undan daha azıyla dünya nüfusunun yaklaşık beşte birini beslemeyi başardığını, bunun, başlı başına dünyadaki gıda güvenliğine büyük bir katkı olduğunu belirten Dai, Çin'in gıda güvenliğinin korunmasına daha fazla katkıda bulunmak için dünyadaki tüm ülkelerle çalışmaya devam edeceğini söyledi.