Amerika Birleşik Devletleri Ordusu Savaş Koleji'nde ulusal güvenlik ve strateji doçenti Zenel Garcia, yakın tarihli bir makalesinde, ABD'nin öncelikle Amerikan gücünü korumaya hizmet eden Hint-Pasifik politikasının benimsenen amacına uygun olmadığını söyledi.

KANBERRA, 1 Eylül (Xinhua) -- Bilim insanı Zenel Garcia, ABD'nin Hint-Pasifik'e yönelik jeopolitik öncelikli yaklaşımının bölgenin karmaşıklıklarını ve kalkınma ihtiyaçlarını görmezden geldiğini söyledi. Amerika Birleşik Devletleri Ordusu Savaş Koleji'nde ulusal güvenlik ve strateji doçenti olan Zenel Garcia'nın bu açıklaması, yakın zamanda Politika Forumu'nda (Policy Forum) yayınlanan "Amerika'nın Hint-Pasifik stratejisi neden kusurlu" başlıklı makalesinde yer aldı.

Çin Dışişleri Bakanı: Çin BM Şartı'nın amaç ve ilkelerini kararlı şekilde desteklemektedir Çin Dışişleri Bakanı: Çin BM Şartı'nın amaç ve ilkelerini kararlı şekilde desteklemektedir

Makalede, Asya Pasifik'in ABD öncülüğünde "Hint-Pasifik" olarak yeniden kavramsallaştırılmasının, kısmen Hint ve Pasifik Okyanusları'nın karşılaştıkları sorunlarla giderek daha fazla bağlantılı olduğunun kabul edilmesinden kaynaklandığına dikkat çekildi. Makalede, "Bununla birlikte bu süreç öncelikli olarak, Çin'in büyüyen gücüne doğrudan atıfla, Amerika'nın bölgedeki baskın askeri konumuna ilişkin endişesiyle şekillendi" denildi. Garcia, Güney Pasifik deneyiminin, ABD'nin Hint-Pasifik'teki ortaklarını Çin ile jeopolitik rekabet için yararlı hale geldikleri zamana kadar ihmal ettiğini gösterdiğini de belirtti. Ancak bu "önce rekabet yaklaşımı", bu ülkelerin geleceklerine dair umutlarını görmezden geliyor. Makalede, "Bu nedenle bu ülkelerin çoğu, iklim değişikliğinin azaltılmasına yönelik yatırım veya eyleme geçirilebilir taahhütlerde bulunulması çağrısı yaptıkları zaman Çin'in ABD'den daha çok kulak verdiğini düşünüyor. Çin en azından, bu ülkelere kapsamlı bir kalkınma politikası sağladı" ifadelerine yer verildi. Askeri meselelerin her zaman önemini koruyacağını belirten Garcia, ancak bölgenin büyük kısmının güvenlik ihtiyacının, ekonomik kalkınma ve iklim değişikliğinin etkileriyle doğal olarak bağlantılı olduğunu ve bunların geleceklerini ve en büyük güvenlik endişelerini belirleyeceğini vurguladı. Makalenin sonunda, bu sorunları çözmekten ziyade öncelikli olarak Amerikan gücünü korumaya hizmet eden bir Hint-Pasifik politikasının, benimsediği amaca, yani "bölgede işbirliğine, istikrara, refaha, kalkınmaya ve barışa katkıda bulunmaya" uygun olmadığı ifadelerine yer verildi.