Video: Çinli şirket Ürdün'de yenilenebilir enerjiye geçişe yardım ediyor Video: Çinli şirket Ürdün'de yenilenebilir enerjiye geçişe yardım ediyor

KANBERRA, 21 Kasım (Xinhua) -- Avustralyalı bilim insanları, esaret altında yetiştirilen hayvanların fiziksel özellikleri ve davranışlarında vahşi doğada hayatta kalma başarılarını engelleyen değişiklikler gerçekleştiğini keşfetti. Pazartesi günü yayınlanan araştırmada, Avustralya Ulusal Üniversitesi'nden (ANU) bir ekip, esaret ortamlarının hayvanlar üzerindeki seçilim baskısını "büyük ölçüde" değiştirdiğini tespit etti. Uluslararası ve Avustralya'daki araştırmalar gözden geçirilerek öne çıkarılan vakalarda örneğin tutsak yetiştirilmiş aslanların farklı kafatası kemiği şekillerine ve vahşi doğadakilere göre daha zayıf ısırma gücüne sahip oldukları belirlendi. Güney Avustralya'ya özgü olan ve nesli kritik derecede tehlikede olan turuncu karınlı papağanın kanat şekli de esaret altında değişti. Nesli tükenmekte olan, Avustralya'ya özgü bal yiyen kuşun esaret altında yetiştirilen erkeklerinin de ötüşlerinin kısalması ve karmaşıklığının azalması nedeniyle vahşi doğada eş bulmak için gereken çekicilikleri azaldı.

ANU Bilim Koleji'nde koruma biyoloğu ve çalışmanın ortak yazarı Dejan Stojanoviç, eğilimin onlarca yıldır fark edilmediğini söyledi. Stojanoviç, Guardian Australia'ya verdiği demeçte "Bu durum kelebeklerden fillere kadar her şeyi etkileyen küresel bir şey" dedi. Stojanoviç, "1999 ve 2009 yılları arasında, Batı Tazmanya'daki Strahan yakınlarındaki Birch's Inlet'te 423 turuncu karınlı papağan serbest bırakıldı ve hepsi öldü" diye konuştu. Yıllardır turuncu karınlı papağanların üreme biyolojisini inceleyen Stojanoviç ve ekibi şimdilerde, bu papağanların kanat şeklindeki değişikliğin, papağanların Tazmanya ile anakara arasındaki göçleri sırasında gerçekleşen yüksek ölüm oranıyla bağlantılı olup olmadığını analiz ediyor. Araştırmayla ilgili konuşan Zoos Victoria üreme biyoloğu Marissa Parrott ise, koruma çabaları için tutsak yetiştirmenin gerekli olduğunu ve son bilimsel gelişmeler ile vahşi çevreye daha iyi yaklaşan programlar oluşturulduğunu söyledi.